ÇEVRE
Giriş Tarihi : 07-04-2022 14:09   Güncelleme : 07-04-2022 14:16

CHP’Lİ VEKİLLERDEN DANIŞTAY’A: ZEYTİN TALANINA ORTAK OLMAYIN

CHP’Lİ VEKİLLERDEN DANIŞTAY’A: ZEYTİN TALANINA ORTAK OLMAYIN

CHP'li milletvekilleri, düzenledikleri basın toplantısında "zeytinlik alanların talana açılması ve Danıştay'ın yürütmeyi durdurma ve iptal kararı vermemesine" tepki gösterdi. CHP'li vekil Süleyman Bülbül, "Danıştay 8’inci dairesi üyelerine, Türkiye Büyük Millet Meclisinden çağrıda bulunuyoruz. Ya kararınızı verin ya da zeytinin talanına ve yağmaya ortak olmayın" şeklinde konuştu.

CHP Aydın Milletvekili ve TBMM Adalet Komisyonu Üyesi Süleyman Bülbül, beraberindeki Muğla Milletvekili Burak Erbay, Suat Özcan, Balıkesir Milletvekili Fikret Şahin, Manisa Milletvekili Vehbi Bakırlıoğlu, İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç ve Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu ile birlikte TBMM’de basın toplantısı düzenleyerek Danıştay’a seslendi.

'ACİL DEDİKÇE DANIŞTAY KARAR SÜRESİNİ UZATIYOR'

CHP’li Bülbül, 1 Mart’ta yayınlanan yönetmelikle zeytinlik alanların maden sahasına açıldığını ve CHP olarak Danıştay’a dava açtıklarını belirterek "Danıştay 8. Dairesi yürütmeyi durdurma talebimizi Bakanlığın savunmasının alınması çerçevesinde reddetti ve bu karar tarafımıza anlaşılamaz bir şekilde 27 Mart tarihinde tebliğ edildi. Danıştay’ın bu kararına karşı 4 Nisan’da yeniden yürütmenin durdurulması talebinde bulunduk. Ancak üzülerek söylememiz gerekirse Anayasa’nın 36’ncı maddesi gereği hak arama hürriyeti açıkça Danıştay tarafından ihlal edilmektedir. Biz konu acil dedikçe Danıştay karar süresini ne yazık ki uzatıyor. Açıkça hukuka aykırı bir işlem olmasına rağmen tam bir aydır, davalı idarenin savunmasının alınması için dosyamız anlaşılamaz bir şekilde ve hukuka aykırı olarak bekletiliyor" diye konuştu.

'HUKUKA AYKIRI OLMASINA RAĞMEN SEYİRCİ KALIYOR'

CHP’li Bülbül sözlerine şu şekilde devam etti:

"Danıştay, yürütmenin durdurulması kararını vermek için Bakanlığın savunmasını beklerken; zeytinliklerin yağmalanmasına başlandı bile. Yönetmeliğin hukuka aykırı hükümlerine sığınarak, Muğla ilimizin İkizköy ilçesinde yer alan Akbelen ormanlarındaki asırlık zeytin ağaçları maden şirketleri tarafından söküldü. Vatandaşlar çevre katliamına tepki gösterince gözaltına alındı ve birçok ilimizde zeytin sahalarının yönetmeliğinin iptali davasının sonucu beklenmeden maden işletmelerine yağma ve talan izinleri verilmeye başlandı.

Anayasaya ve 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı Ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanuna açıkça aykırı olan ve telafisi mümkün olmayan zararlar doğuracağı somut olan bir yönetmelik ısrarla yürürlükte tutulmaktadır ve millet adına karar veren Danıştay bu duruma açıkça hukuka aykırı olduğu halde seyirci kalmaktadır. Yasa hükümlerini çevre ve zeytinden yana yorumlamamaktadır. Zeytin yıllarca sürdürülebilen bir tarımsal faaliyetken; maden sahalarından çıkarılanlar ise sınırı ve limiti olan hammaddelerdir.

'ZEYTİNLİKLERE YAKIN YERDE MADEN OLMAZ'

3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun'un 20. Maddesine göre "Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez. Bu alanlarda yapılacak zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal sanayi işletmeleri yapımı ve işletilmesi Tarım ve Köyişleri Bakanlığının iznine bağlıdır.

'YASAMA YETKİSİ GASP EDİLDİ'

Norm hiyerarşisinde yönetmelikler yasalara uygun hazırlanmalıdır. Böyle bir yönetmelik tarzı üst hukuk normlarına aykırılık içerdiğinden derhal iptali gerekmektedir. Ayrıca Anayasa’nın 7’inci maddesine göre Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisine ait olan ve devredilemeyen yasamanın yetkisi gasp edilmiştir. Anayasasının 2. maddesinde belirtilen ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin temel niteliklerinden olan "hukuk devleti" ilkesi, kamusal ve bireysel alanlarda hukuk güvenliğini sağlayan, idarenin hukuka bağlılığını amaç edinen; buna karşılık kamu gücünün sınırsız, ölçüsüz ve keyfi kullanılmasını önleyen en önemli unsurlardan biridir. İdarenin yapmış olduğu işlemleri objektif ve aynı zamanda yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden yargısal denetime imkân tanıyacak şekilde yapması hukuk devleti ilkesinin bir gereğidir. Ancak bu yönetmelik Anayasanın 2.maddesine tamamen aykırıdır."

'BU TALANA ORTAK OLMAYIN'

CHP’li Bülbül, son olarak Danıştay’a seslenerek, "AKP iktidarı, bu kanundışı, açıkça hukuka aykırı yönetmelikle devletin anayasal yükümlülüklerini göz ardı etmiştir. Danıştay ise kararı geciktirerek bu duruma ortak olmaktadır. Danıştay 8’inci dairesi üyelerine, Türkiye Büyük Millet Meclisinden çağrıda bulunuyoruz. Ya kararınızı verin ya da zeytinin talanına ve yağmaya ortak olmayın. Sayın üyeler neyi bekliyorsunuz? Bir an önce yönetmeliğin yürütmesinin durdurulması ardından iptali kararları vermek hukukun, adaletin gereğidir" deyip sözlerini tamamladı.

Orhan BAKIRCIOrhan BAKIRCI